İçeriğe geç

Ak Parti ve MHP sanki tek partiymiş gibi hareket ettiği için ikisini tek yazıda kaleme aldık!

Ak Parti İl Genel Meclisi Başkanını nasıl seçtirdi? MHP hangi konularda Ak Parti’ye baston değneği vazifesi yürüttü? Uşak’ta muhalefet partilerinin misyonu Ak Parti tiyatrosunda figüran rol almak mıdır? Uşak Belediye ve İl Genel Meclisi üyeleri ikide bir niçin yurt dışına çıkıyor? Hangi Belediye Meclisi Üyesi kaç kez medyanın gündemine geldi? Kaç kez meclis kürsüsüne çıkıp görüş belirtti? Termallerimiz, altın madenimiz, sularımız, üniversitemiz, sporumuz ne alemde; sahi Uşak yönetiliyor mu? Hangi partilerin belediye meclis üyeleri ticari ortaklık içinde muhalefet neden bunca olan bitene itiraz etmiyor? Ak Parti’nin hangi konularda başı sıkıştığında MHP ya da CHP’li meclis üyeleri yetişti?

Uzun zamandır belediye meclisinde ve il genel meclisinde muhalefetin sadece tiyatrosu oynanmakta bu yüzden biz bile takip etmez olduk. Çünkü Ak Parti’nin zaten her iki mecliste de yeterli sandalyesi var ve muhalefete pek ihtiyacı olmuyor. O zaten onlar bile muhalefet etse de dinlemiyor kimseyi ama muhalefet partisi temsilcileri de neredeyse hiç muhalefet etmiyorlar. İnanın kürsüye çıkıp red gerekçelerini açıklama ihtiyacı bile duymuyorlar. Gerçi aralarında bazılarının kürsü cesareti bile yok oda ayrı konu. Ama muhalefet partisi seçmenlerinin kendilerini temsilen meclise gönderdikleri belediye ve il genel meclisi üyeleri maalesef ne medya önüne çıkıp halka bir açıklama yapıyorlar ne de meclis toplantılarında tepkilerini dile getiriyorlar, sadece düzenli red oyu vermekle meşgul. Tabi aynı il genel meclisi üyeleri Ak Parti’nin başı sıkışırda oylarına ihtiyacı olursa da hiç esirgemiyorlar aralarından seçtikleri kurbanlara kabul ya da çekimser oyu verdirtiyorlar, sırasıyla problem halloluyor. Yani Ak Parti ne isterse bir şekilde onun olması sağlanıyor.

Belediye Başkanı meclis üyelerine ne isterse dikta ediyor hatta despotça davranıyor zaman zaman açık açık alaycı tutumlar bile sergileyebiliyor. Resmen dalga geçebiliyor meclis üyeleri ile ama meclis üyeleri tüm bunlara rağmen suspus olma özelliklerini her nedense hiç değiştirmiyorlar. Yani muhalefet partileri adeta Ak Parti’nin sistemli bir şekilde yürütmesine kâh seyirci olarak kâh alkış tutarak kâh sessiz kalıp sadece red oyu vererek kâh lüzumsuz yurt dışı gezilerinde ya da Banaz Hamam boğazı ve Kayağıl gibi elinizdeki çok değerli kaplıca sularından bile layığınca yararlanamayan insanlar olarak gittikleri sözde turistik otel ve kaplıca keşif gezilerine eşlik etmek ve mizanseni tamamlayıp tepki gelmesini önlemek amaçlı misyonlar yüklenerek, kısacası senaryosunu Ak Parti’lilerin yazdığı tiyatronun yardımcı oyunculuğunu ya da başka bir deyişle figüranlığını üstlenmiş gibi bir görüntü veriyorlar.

Özellikle MHP ile Ak Parti adeta ortak parti gibi davranıyorlar. Farklı ortaklıklar kurduklarını bile söyleyen hatta buna inananlar bile çok. Yani Belediye Meclisi üyelerinin farklı partilerden de olsalar ticari birlikteliklerinin olduğu bile konuşulabiliyor. Bunlar uluorta konuşulurken partilerin tabanlarını niçin olanı biteni sessizce seyreder sorusunun cevabı şu; çünkü partilerin tabanları meclis üyelerinin ne iş yaptığını pek bilmezler ve ilgilenmezler çünkü partilerin il başkanları rutin rapor almak ve aldığı raporları partilileri ve yönetimi ile zaman zaman paylaşıp kapalı kapılar ardında olan bitenden de vatandaşı haberdar etme vazifesini ifa etmezler. MHP’nin İl Başkanı’nın, İngiliz Kraliyet Ailesinin maşası, Yahudi Lobilerinin Türkiye’deki taşeronlarının hizmetçisi olarak tarif ettiği Nakşibendi tarikatına bağlılığı bilinen MHP’li belediye meclis üyeleri var ve henüz bu birlikteliğinin sonlandığına ilişkin bir açıklama gelmedi malum kişi ya da kişilerden.

Zaten bizim partilerin Uşak İl Başkanları pek partiliyi bir araya getirmekte istemez. Aslında partili dediğin ayda bir değilse bile üç ayda bir bir araya gelir üyeler oy vererek il başkanı ya da yöneticisi yaptığı oy vererek belediye başkanı ya da meclis üyeleri verdiği ya da görev verdiği partililerin verilen görevi yerine getirip getirmediğini denetler varsa kendi aldığı görev ve rapor etmesi gereken bir noktada ise görevi kendisi de verilen görevle ilgili partililerini bilgilendirir. Partilerinin kentte yaşanan gelişmelerle ilgili takınacağı tutum ve tavır belirlenir. Partinin kente hizmet getirilmesi için hangi alanda öncülük edebileceği, partinin üye sayısını ve halk arasındaki sempatisini nasıl artırabiliriz, partimizi nasıl halkın gündemine getirebiliriz, halka nasıl kendimizden bahsettirir ya da halkın ilgisini çekebiliriz, hangi konulardaki şikâyetler eylem yapılması gerektiren noktaya geldi, hangi mahallede ne sıkıntısı var giderilmesine vesile olabileceğimiz ya da gidermesi gereken yetkilileri uyarıp eleştirerek yapılmasını sağlayacağımız, partililerimiz arasında ihtiyaç sahibi olacak noktaya düşmüş kimseler var mı? Partililerimiz arasındaki varsa işsizlerimize iş nasıl temin edebiliriz? Partililerimizin arasında çocuk okutmak zorunda olup da yeterli imkânı olmayanlara burs vererek nasıl destek olabiliriz? Partimize nasıl bir gelir kaynağı oluşturup o kaynaktan elde edilen gelirlerle insanımızın gönlü nasıl kazanılır? İktidarsak partimizi nasıl iktidarda tutarız değilsek muhalefeti nasıl güzel yapabilirim ki iktidara geleyim? Gibi sorulara cevap aranan çok geniş katılımlarla gerçekleşen danışma istişare etme birbirini yakından tanıma ve görme birbirine destek olma partilisini sevme partisini sevme ve çeki düzen verme toplantısı mı dersiniz? Yoksa arada sırada bir araya gelip birbirini yeme toplantısı mı dersiniz bilmem, ama mutlaka sık sık partilileri bir araya getirmeli parti yöneticileri ve partililer hem bir sosyal aktivite yerine getirmiş olur hem de hiç değilse birbirini tanır insanlardan bir kısmı hiç değilse kime oy verdiğimizi bilir.

Biz oy verdiğimiz insanı bırakınız yakından tanımayı medyadan bile tanımıyoruz. Size sayın il genel meclisi üyelerinin ya da belediye meclisi üyelerinin ismini sayın desem tamamının ismini sayamayacak çok partili var. İnanır mısınız? Ak Parti milletvekilleri kimler sorusuna verilen cevapları duysanız gülmekten koparsınız. Adama Ak Parti’nin milletvekilleri kimler diye soruyoruz. Mehmet Altay ile İsmail Güneş diye yanıt veriyor Alim Tunç yine mi milletvekili oldu diyor, aynı adam en başta Ak Parti’ye oy verdim dediği için Ak Parti ile ilgili sorulara muhatap oluyor.

Siyasi partilerin Ankara ayağında bir birliktelik nasıl varsa aslında, yerele indiğinizde ve gerçekten değişik bakış açıları ile incelediğinizde taşrada da bu birlikteliğin yansımalarını görmek pekala mümkün. Örneğin siz hiç duydunuz mu? CHP veya MHP İl Başkanının belediyede ya da İl Özel İdarede Tarım ya da Orman Müdürlüğündeki yolsuzluk iddialarını takipçisi olduğunu. Ya da hiç duydunuz mu? Yereldeki yolsuzluk iddialarına ilişkin bir tepki ortaya koyduklarını. Yani aslında muhalefet ediyormuş gibi gözüküyorlar ama sanki misyonları sadece iktidarın kurduğu mizansendeki rollerini oynamaktan ibaretmiş gibi gözükmüyor mu?

Bir tek örnek vermek istiyorum. Geçtiğimiz seçimler sonrası İl Genel Meclisi Başkanı seçilmesi söz konusu oldu. Ak Parti’nin başkan seçtirmek için yeterli sayısı yoktu, MHP ve CHP’nin oyları ile Ak Parti’nin oyları eşitti. Muhalefet birlikte hareket ettiği anda yani bir adayı desteklediği anda başkanın seçimi mecburen kur’a ile belirlencekti. Ama MHP’li İl Genel Meclisi üyeleri bu konuda çok tuhaf bir tutum sergiledi ve İl Genel Meclisi Başkanlığını Ak Parti’ye resmen hediye etti. İbrahim Cevher’in bu hususta Ak Parti ile gizli görüşmeleri mi etkili oldu? Yoksa başka dengeler sebebi ile mi bu seçimlerde muhalefet istenen ya da beklenen sonucu alamadı bilemiyoruz elbette. Ne Hamamboğazı ne de Kayaağıl Termal sularını layıkınca kullanamayan Uşak’ta İl Genel Meclisi üyeleri, sık sık dünyanın her yerindeki 5 yıldızlı otelleri inceleme gezisi düzenliyor. Ama ben şahsen bir sonuç alındığına rastlamadım. Demem şuki muhalefeti ile iktidarı ile il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri adeta tiyatro oynuyor ve milletin parası ile kah yurt dışında kah yurt içinde keşif gezileri düzenleyip bol bol fotoğraf çektiriyorlar sadece. Muhalefet mi dediniz? Onu kim yaparsa yapsın, kimsenin umurunda değil. Uşak halkı mutsuzmuş, çocuklarının geleceğie endişeli imiş, Uşak’ın değerlerinin kadri bilinmiyormuş ne gam, Muhalefetin derin uykusu oldukça iktidarın iktidarın iktidardan düşme korkusu söz onusu olmaz. İktidardan düşme korkusu yaşamayan bir iktidardan hizmet beklemek ise safdilliktir diyebiliriz. Bir sonraki yazımda CHP Uşak Teşkilatı’nın ve meclis üyelerinin saç baş yoldurtan muhalefet anlayışını kaleme alacağım.

Kaynak: Uşak Haber Merkezi

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2011 yılından beri Vedat Orhan'a aittir!