İçeriğe geç

Bakan Erdoğan Bayraktar’ın Uşak’a Gelişi Fırsata Dönüştürülebilirdi!

Bir önceki yazımda Kentsel dönüşümün temel atma töreni ve bir dizi etkinlik için kentimize gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın geliş süreci ve burada olduğu zaman dilimi ile ilgili bir takım saptamalarda bulunmuştum. Bu yazımda da kaldığımız yerden hem Bakan’ın gelişi hem de bunun nasıl bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğine ilişkin hiç değilse bundan sonraki fırsatlar açısından bir uyarı niteliği taşıması için bir takım tespitler yapmayı sürdüreceğim. Derdim kesinlikle haddi aşmak ya da birilerini suçlamak değildir. Ancak durum tespiti yapmak ve farkındalık yaratmak adına bu köşe bendenize verildi.

Uşak geçen yazımda da belirttiğim üzere, Ege Bölgesinin; hem diğer Ege illerine nazaran topraklarının verimli olmaması, hem de turist cezbedecek özellikleri barındıramaması ya da bunları yeterince duyuramamış olması sebebi ile geri kalmış ve devlet yardımı ya da yatırımına en çok ihtiyacı olan kent. Muğla, İzmir, Aydın hem turizm cenneti hem de topraklarında zeytin, incir, pamuk, üzüm gibi endüstriyel alanda kullanılan ya da değerli mahsullerin yetişebildiği kentler. Manisa yine gerek üzüm, gerek tütün ve zeytin gibi önemli mahsullerle ovaları ile kendi ekonomisine can vermektedir ki Türkiye’nin en büyük ovalarını sınırlarında barındırmaktadır. Kütahya gerek termal kaynakları, gerek çinisi ve gerekse ormanlık alanları ile ekonomisini desteklemekte. Burnumuzun dibinde Afyon‘da ise mermer ve travertenin yanısıra termal turizmini oldukça geliştirmiş ve önemli geçim kaynakları arasına katmıştır. Kızılay maden sularının da çıktığı kent olan Afyon hayvancılık ve gıda üzerinde de oldukça ciddi gelirler elde eden bir kenttir. Burada saydığım artıları ile gelişmişlik ve kentleşme hususunda Uşak’ın çok önünde olması gereken bu kentler tüm olumsuzluklara rağmen ve Devlet yatırımını alma hususunda bizim çok üstümüzde ustalık göstermelerine rağmen çıtayı çokta fazla açamamışlardır.

Gediz, Simav, Çivril, Kula, Selendi gibi kente ne nüfus bakımından ne de farklı yatırımlar bakımından hiç bir katkısı olmayan çevre ilçelerinde yükünü çekmesine rağmen Uşak’ın aldığı devlet yatırımı ortadadır. Kentsel Dönüşüm için Uşak’a gelen Erdoğan Bayraktar, gerek bürokrat hayatında gerekse siyaset hayatında Uşak için risk almış elini taşın altına koymuş bir insandır ve Uşak halkı aslında pek bilmemekle birlikte kendisine çok şey borçludur. Uşak bildiğim kadarı ile son 30 yılın en ciddi yatırımlarını Ak Parti döneminde almış olsa da yine bu dönem de en az yatırım alan iller arasında girmiştir. Çünkü Ak Parti iktidarında illere giden yardım bakımından her ilde çıta yükselmiştir. Sayın Bakan’ın gerek Kentsel dönüşüm de gerekse Ovademirler çöp depone alanının inşasında üstlendiği rolu bir önceki yazımda belirtmiştim. Sonuç itibarı ile bir Bakan belediyesi kendi partisinden olmamasına rağmen bizim kentimize hizmet getirilmesine yatırım yapılmasına öncü olmuştur ve ahde vefanın gereği olarak Uşak halkı bu insanı bağrına basmalıdır diye düşünüyorum. Bakanın Uşak’a geleceğinin duyulmasının hemen ardından gelmesini önlemeye yönelik bir takım girişimlerin Ak Parti Uşak yönetiminden bazı kişilerce gerçekleştirdiği iddiaları ardından Bakanın gelmeyceği yönünde dedikodular yayarak açılışı sabote edebilmek niyetinin ortaya konması kanatimce, Uşak adına son derce kaygı verici ve de düşünüdürücüdür.

UŞAK İÇİN YATIRIM SÖZÜ ALSAYDINIZ!

Bu noktada sizlerle o güne yani kentsel dönüşüm temel atma töreninin gerçekleştirildiği güne ait bir anektodumu paylaşmak istiyorum. Sayın Bakan’ın geldiği gün Belediyenin yaptırdığı at çiftliği önünde bir grup basın mensubu ile bekleşirken sıradan sade bir vatandaş yanımıza geldi ve bize hayırdır bu kalablığın sebebi ne diye sordu? İçimizden bi arkadaş Bakan geldi de o yüzden bu kalabalık dedi. Tanımadığım 50 yaşlarındaki kasketli amca tekrar sordu hangi Bakan geldi? Erdoğan Bayraktar yanıtını alınca dudak bükmesi ve yüz ifadesi Bakanı tanımadığını, ismini ilk kez duyduğunu ortaya koyuyordu. Bakın ne kadar acı bir durum. Kasketli amca daha sonra dediki madem bir Bakan gelmiş söz alsaydınız Uşak için yatırım sözleri dedi. Böyle adamların gelişi nimettir dedi. Bir şeyler isteyip kopartmak lazım dedi. Çok enteresandır Bakanın adını dahi ilk defa duyduğunu düşündüğüm sade bir vatandaşın düşündüğünü Uşak’ın siyaset ve sosyal dünyasının ekabirleri niçin düşünememişti acaba? Geçmişteki bir yazımda, dönemin OSB Yönetiminin teşviklerin önünü kesmek gelebilecek yeni yatırımları önlemek maksadı ile hareket ettiği iddialarını dillendirmiştim birden aklıma o geldi içimden dedim ki amca bizimkiler değil Bakan’dan yatırım ya da yardım istemek yapma sakın sayın Bakan’ım bu birilerine siyasi rant olur yada bizim işimize ket vurur diyecek noktada diye geçirdim.

ORTAK PAYDA ÇIKARLAR DEĞİL UŞAK OLMALI!

Koskoca Bakan geliyor kentsel dönüşüm temelini atıyor. Ak Parti hükümetinin ciddi katkıları olmasına rağmen alanda Başbakan yabda Bakanın posteri yok. 200 kişi ile gerçekleşen açılışta UTSO, BARO ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı dışında gözüme çarpan sivil toplum örgütü başkanı yok. MHP’li Beldiye Meclis üyelerinin yalnızca bir kaçı orada Ak Parti İl Genel Meclisi üyeleri bile yok. Ne hazindir olması gereken ise Uşak halkı olarak topyekün bir hareket ile özel uçak ayarlayarak üstelikte çok yoğun bir günde Uşak’a gelen Sayın Bakan’ı havalaanında konvoylarla karşılaması gereken bizdik diye düşünüyorum. Binlerce insanın katıldığı bir tören de Sayın Bakan’ım Hastanelerimizi TOKİ’ye vermek istemiyoruz yazılı pankartlar ile sloganlar eşliğinde Sayın Bakan’dan talepte bulunsak acaba fena mı olurdu? (Edindiğim bilgiye göre bu konuyu Ak Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş Valilik önünde dillendirmiş o gün Sayın Bakan’a, belirtmeden geçemedim.) Acaba tüm siyasi partilerin yöneticileri bir günlüğüe siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp Belediye Başkanının yanında yerini alsa ve birlik beraberlik içinde bir dizi talepler ortaya konulsa ve Bakanın ağzından bu konularda sözler alınmaya çalışılsa kötü mü olurdu? Bakan’ın beraberinde gelen bürokratlar ile görüşülse ve ortak projeler üzerinde mutabakatlar yapılsa Uşak kazanmaz mıydı?

Soruların arkası getirilebilir. Ancak Uşak’ın siyaset ve sosyal dünyasının önde gelen isimleri ne hikmetse bu fırsatları görmezden gelir. Kendi şahsi çıkarlarına siyasi hesaplarına Uşak’ı feda edenler bunun bedelini muhakak ödeyecektir diye düşünüyorum. Nerede bizim Oda Başkanlarımız, nerede Kent Konseyi Başkanımız, nerede çevre örgütleri ya da derneklerimiz, o kadar enteresan ki bir çok daire amiri bile ortalıkta gözükmedi. Ben bu gibi fırsatların bir daha ki sefere iyi değerlendirilmesini ümit ederek, Uşak’ın önde gelen siyasilerinin asgari müştereklerde de olsa kent çıkarı Uşak halkının menfaati olduğu konularda birlikte hareket edebilme kabiliyetini geliştirmelerini temenni ederek sözlerimi noktalıyorum. Haddimizi aştıysak ya da sürçi lisan ettiysek affola…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2011 yılından beri Vedat Orhan'a aittir!