İçeriğe geç

İhalelerde Akıl Almaz Yöntemlerle Yolsuzluklar Yapılabilir, Ama Belgen Yoksa Sus!

Ülkemizde ya da kentimizde; halka hizmet sunabilmek, ya da devletin bazı vazifelerini yerine getirebilmek maksadı ile, kamunun ihtiyaçlarına binaen  özel sektörden iş talep ettiği bir çok ihaleden sonra değişik iddia ve dedikodular konuşuluyor. Ancak ispat etmesi zor olan ve araştırması ya da takibi zor olduğu ve günler sürdüğü için ortaya çıkartılamayan kılıfına oldukça iyi uydurulmuş olduğu için pekte ulu orta konuşulup dillendirilemez. Gelin dillendirilemeyenleri dillendirelim.

Kamu kurumlarında gerçekleşen bazı ihaleler de herşey kılıfına uydurulmuş hukuka uygun olsa da ihalede vaad edilen işin yapımı ya da işleyişi sırasında, hakedişler onaylanırken bir takım kayırmalar yapıldığı bu yüzden bu kayırma ile karşılaşacağını bilen firmanın ihalede düşük ücret yazarak ihaleyi aldığı dolayısı ile aslında ihalede bir nevi yolsuzluk yapıldığı zaman zaman kamuoyunca konuşulmakta.

Yine bazı ihalalerde şartname hazırlanırken adrese teslim şartname hazırlandığı da zaman zaman konuşulmakta. Örneğin; rakip firmaların üzerinde bulundurmadığı, ancak ihalenin verilmek istendiği firmada var olan bazı gereksiz özelliklerin şartnameye eklenerek rekabetin azalmasının, dolayısı ile kayırılan firmanın ihaleyi almasının kolaylaştırılabildiği de herkesçe bilinen, ancak belgesi olmadığı için ortaya çıkarmakta zorlanılan bir vakıa olarak zaman zaman karşımıza çıkmakta. Bazen de firmalar kurumlardaki konu ile ilgili sorumlu birimin başındaki yetkili ile kısa paslaşmalar yapacağını bildiği için ihalelerde düşük fiyatlar yazma imkanı bulabiliyor. Örneğin ihaleye çıkartılan işi, maliyetin çok altında fiyatla alan ve fakat sonradan ilave edilen ek hakedişler ile ihalesiz aynı işin devamı niteliğinde işleri de o kurumdan alarak zararını kapatıp kara geçenlerin de olduğu da bilinmekte. Bazı kurum ihalelerinde doğrudan temin ya da davetiye usulu ile yapılabilen hizmet alımlarında ise üç firmanın anlaşarak aralarında paslaşabildikleri de zaman zaman konuşulur, bu paslaşmalara kurumdaki yetkililer ise hem görmezden gelerek hem de davetiyeyi anlaşan firmalar dışındaki ilgili firmalara göndermeyerek katkı sağlar diye hep konuşulur, ancak belge yoksa sus!

Yine bazı kurumlarda, ihale komisyonunda ya da ihale servisinde çalışan ya da ihalenin yapıldığı kurumda çalışan olupta konuyu takip edebilme kaabiliyeti olan bazı personellerin firmaların iş takipçisi gibi çalıştığı tahmin edilmekle birlikte pek fazla dillendirilememektedir. Özellikle, yüksek sayıda araç ya da personel alımı yapılması gereken ve araç ya da personel sayısı şartı şartnameye konulan ihalelerde taahüt edilen personel sayısının eş dost akraba ile doldurulduğu bununla birlikte yalnızca sigortasını yatırarak çalıştırmadığı halde çalışıyor gösterdiği, kişilerin maaşlarını yatırmış gibi göstererek rant elde eden firmaların varlığı öteden beri bilinmekte olup, konuya ilişkin tedbir alınması amaçlı bir yasal düzenleme malesef getirilmemektedir. Kaldı ki yine ben çalıştım, çalışıyorum diyen birisinin sahada o firma için çalışıp çalışmadığını ispat etmekte oldukça zor görünüyor. Yine şu kadar araçla bu işi yaparım diyerek, araçları firmanın garajında hazır bekleten ve fakat işe çıkarmayarak, gerek araç yıpranması ve değer kaybı zaiyatından gerekse akaryakıt giderinden istifade ettiği için rant elde eden firmaların da varlığı tüm Türkiye’de bilinen ve konuşulan iddialar arasında.

Gerçi bu türden kayırmaların önlenebilmesi için Kamu İhale Kurumu (KİK) ciddi denetimler getirmekte, öngörülen maliyetin altında fiyat veren firmalara aşırı düşük sorgusu istemekte, ancak bu ve benzeri tedbirlerin de yeterli olmadığı, en azından vatandaşın ve bizlerin vicdanını tatmin etmediği de bilinen bir vakıa. Tabiki bu olanı biteni yazdığında isim ver adres göster ima etme şeklinde serzenişlerin okuyucunun daha okuduğu sırada aklından geçirdiğini tahmin edebiliyorum. Ancak isim vererek yazdığımızda da birilerinin belgen varsa konuş kardeşim diyeceğini de gayet iyi biliyorum.

Uşak Haber Merkezi ekibi genişletilmiş, yenilenmiş, daha kurumsal hale getirilmiş yeni şekli ile, bu ve benzeri şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler ile kılıfına uydurulmuş yolsuzluk yapanların ve rant elde edenlerin peşinde olacaktır. Bu yazım bunun işaret fişeği niteliğindedir. Bundan böyle Uşak Haber Merkezi ekibi, her türlü yıldırma ya da yoketme operasyonlarına, tehditlere ve ekonomik zorluklara rağmen, uzun süren araştırmalar aylar süren takipler de gerektirse bu türden iddiaların sonuna dek arkasına düşecek ve ortaya çıkarttığı gerçekleri “belgeli ya da belgesiz olarak” haberleştirerek kamuoyu ile paylaşacaktır. Bu yazımda hiç bir kişi ve kurumu kastetmediğimi ya da herhangi bir ima yapılmadığını özellikle belirtip “Uşak Halkı Kendi Köroğlusu Çıksa Sahip Çıkar mı Başlıklı yazımı bu perspektiften bakarak tekrar okumanızı ısrarla tavsiye eder, hiç değilse gönül desteğinizi bizden esirgememenizi saygı ile rica eder, esenlikler dilerim…

İşte Şubat Ayında Yayımlanan Bu Yazı Işığında Yeniden Okunsun İstediğim O Yazım…
http://www.usakhabermerkezi.com/usak-halki-kendi-koroglusu-ciksa-sahip-cikar-mi-acaba-makale,323.html



Kaynak: Uşak Haber Merkezi

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2011 yılından beri Vedat Orhan'a aittir!