İçeriğe geç

Uşak’ta Politik Arenada Fırtına Öncesi Sessizlik Dönemi Yaşanıyor!

Uşak’ta gerek Ak Parti gerek CHP ve gerekse MHP Kulislerinde uzun zamandır derin bir sessizlik hakim. Üç Parti’nin de teşkilatlarının parti tabanını harekete geçirmekte zorlandığı, seçimlere yaklaşılmasına rağmen hareketliliğin olmaması kaygı verici boyutlarda.

Uşak eskiden beri politikanın nabzının en hızlı attığı kentlerden birisi olarak tanınır ve anılır. Eskilerden dinlediğim ve gözlemlediğim kadarı ile aslında kent sakinleri siyaset ile oldukça yakından ilgili. Bunu sitemize girdiğimiz politik analiz ve kulis yazılarının okunma sayısı ve yorumlardan da pekala gözlemlemek mümkün. Kahve köşelerinde, tarlada, evinde, işyerinde bireysel olarak politikayı sürekli gündem eden Uşak insanı, her ne hikmetse örgütlü siyasete mesafeli duruyor. Partilerin düzenlediği etkinlik yada toplantılara kongrelere ilgi göstermediği gibi seçimlerin iyiden iyiye yaklaşmasına rağmen halen yönetimlerde olan bilindik isimler dışında, partilerde belediye yada il genel meclisi üyeliğine aday olma hazırlığında çalışmaları göze çarpan nerede ise hiç kimse yok.  İnsanlar parti teşkilatlarına örgütlere mesafeli durmayı yeğliyor, ancak herkes ferdi olarak politikaya ilgisini sürdürmekte.

Ak Parti’de zaman zaman kulisler hareketlense de yerini yeniden durağanlığa terketmesi çok zaman almıyor. Ak Parti yönetiminde toplantılara katılım bir türlü eksiksiz gerçekleştirilemiyor. En kalabalık toplantıları ise AKM’de yapılıyor ki o salonun kapasitesi 350 kişilik. Bu demektir ki Ak Parti Bakan düzeyinde misafir ağırladığı dönemlerde bile 500 kişiyi bir araya getiremiyor. Tüm uyarılara rağmen, toplantılara katılmadığı gerekçesi ile yedi yada sekiz kişinin yönetim kurulundan ihraç edildiği de bilinmekte. Hali hazırda Gezi Parkı olaylarında da çok net ortaya çıktığı gibi Ak Parti genel merkezinde de ciddi çatlaklar oluştuğu da gözlemlenmekte. Bu çatlaklar sebebi ile de belediye seçimlerine kesin gözü ile bakan Ak Parti tabanının son dönemeçte biraz kafası karışmış gibi görünüyor. Zira Abdullah Gül’ün parti kurma hazırlığında olduğu iddiaları, kulisler de hararetle konuşulmakta. Erdoğan ile Cemaat arasındaki güç savaşları da son günlerde Emniyet İstihbaratında gerçekleşen görev değişimleri ile daha da bariz şekilde ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri Anayasa değişikliği için olası referandum senaryoları derken Ak Parti genel merkezinin çok farklı senaryolara gebe olabileceğini görmek mümkün. Parti’deki bu güç savaşlarının dengelerin kurulamaması halinde olası parçalanma senaryosu halinde Uşak’ta siyasetin nasıl şekillenebileceğini öngörmek ise pekte kolay görünmüyor. Kim bilir belki de bu yüzdendir, taban örgütlü çalışmalar da çok öne çıkmamayı yeğliyor. Aday adayları hali hazırda adaylığını ilan edebilmiş değil. Belediye ve il genel meclisi üyeliği için bile yönetimdeki mevcut bir kaç kişinin dışında hemen hiç kimsenin göze çarpan bir kulis faaliyeti olmadığı bilinmekte.

CHP’de ise gerek CHP Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’ın hem genel merkez hem de örgütle arasında soğuk rüzgarlar esiyor olması, ama buna rağmen Yılmaz’ın tabanda ciddi bir sempatisinin oluşması, gerek mevcut il başkanı Bülent Horasan’ın Milletvekilliği hesapları yaptığı için herkesle iyi geçinmek isterken herkesi kendine karşı cephe aldırmış ya da küstürmüş olması, eski yönetimin oluşturduğu sinerjinin artık ne tabanda ne de halkta kalmaması gibi sebepler ile örgütsel faaliyetler minimize katılım ile gerçekleşmekte. CHP İl Başkanı Bülent Horasan’ın tabandan bazı isimlerin tüm ısrarına rağmen İl Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirerek geniş katılımlı bir toplantıda tabanı örgütle bir araya getirip istişare etmemesi tabanın moralini bozmakta. Ayrıca CHP Örgütünün İsmail Demirel’in İl Başkanlığında en az haftada iki kez yerel basında yer alırken bu yönetim döneminde ayda bir bile ortalama açıklamalarının yer almaması da tabanın bize sorduğu sorular arasında. CHP tabanı bizim başkan açıklama yapıyorda siz mi yayımlamıyorsunuz şeklinde bize serzenişte bulunan mailler ve mesajlar atmakta, hatta karşılaştığımızda yüzyüze bu türden sorular sormakta. Ama CHP İl ve Merkez İlçe Başkanı’nın yerel basında gündem olamamak çokta umrunda değil gibi gözüküyor. Gerçi aynı durum diğer siyasi partiler içinde geçerli diyebiliriz. CHP Genel Merkezi’nin yerel seçimlerde belediye başkanlığı, İl Genel Meclisi yada Belediye Meclisi üyeliği için 22 Mayıs tarihi itibarı ile müracat açtığı ve aday adayı olmak isteyenleri kursa tabi tutmak istediği hatta kursu mecburi kıldığı bilinmekte. Ancak kulislerden edinilen resmi olmayan bilgiye göre şu ana dek ne belediye başkanlığı için nede belediye yada il genel meclisi üyeliği aday adaylığı için henüz resmi bir başvurunun yapılmamış olması da tabanın örgüt siyasetinden ne kadar kopuk olduğunun bir başka bariz göstergesi olarak değerlendirilmekte. İl Başkanı Merkez İlçe Başkanının tutumundan rahatsız olduğunu dile getirenlerin sırf bu yüzden parti binasına çıkmak istemediklerini söyleyenlerin sayısı hiçte azımsanacak düzeyde değil.

Milliyetçi Hareket Partisinde de durum çokta farklı değil. Her ne kadar yönetim kurulu toplantılarının en fazla katılımla gerçekleştiği parti de olsa il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri arasında zaman zaman oluştuğu gözlemlenen çatlaklık, Ali Erdoğan’ın ihraç süreci ile ilgili halen dağıtılmayan soru işaretleri, Parti yönetiminin tabanın da katılımı ile gerçekleştirilmesi ve tabanın sesine kulak vermesi beklenen geniş katılımlı bir toplantının gerçekleştirilememiş olması, ülke siyasetinde yer yerinden oynarken muhalefetin cılız kalması, MHP İl yada Merkez İlçe Başkanının gelişmeler ile ilgili herhangi bir beyanat yayımlamamış olması tabanda moral bozukluklarına sebep olmakta. Gerçi MHP’de aday adaylığı için isimlerin dolaşması, yönetimin yeni parti binası satın almış ve hali hazırda binanın tadilatı ile uğraşıyor olması tabanın bu yönde kanalize olmasını sağlıyor ve kısmen de olsa umut verici olarak değerlendiriliyor, ancak mevcut yönetimin diğer partilerde olduğu gibi tabanın örgütsel katılım sağlaması hususunda yeterli olmadığı da aşikar diye düşünüyorum.

Partilerin kulislerini tek tek daha derinlemesine de kaleme alacağım sonraki yazılarımda ancak bu yazımı hülasa edecek olursak, mevcut partilerin hemen hemen hiç birisi tabanı örgütsel faaliyetlere dahil etme hususunda ve diri tutma hususunda malesef yeterli olamıyor bu aşikar. Paylaşım sitelerinde bile siyaset yapan insanların örgütsel faaliyetlerde katılım sağlamaması gençlik kollarında sağdan say beş soldan say altı kişinin görev alıyor olması, seçimlere çok az bir zaman kala halen aday adaylarının kendilerini ifşa etmemiş olması kent politik geleceği açısından kaygı verici diye düşünüyorum. Bütün partilerin yöneticilerini, bu yazdıklarımın ışığında yazımda belirttiğim hususlara öfkelenmek yerine ne demek istediğimi anlamaya çalışmaya ve şapkalarını önlerine koyup düşünmeye davet ediyorum.

Tüm parti yöneticilerine kentimiz ve ülkemiz için, zamanlarından ve imkanlarından feragat ederek, doğru bildikleri ve kendi siyasi görüşlerini yansıttığına inandıkları partide görev aldıkları için Uşak adına teşekkür edilmesi gerektiğini de belirtmek ister, başarılar dilerim. Bu arada bizim eleştirilerimize gösterdikleri tahammül ve hoşgörüleri içinde kendilerine ayrıca şahsım adına teşekkür ederim. Haddi aştı isek yada sürçi lisan etmiş isek affola ESENKALIN.

Kaynak: Uşak Haber Merkezi

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2011 yılından beri Vedat Orhan'a aittir!