İçeriğe geç

Yalana bak; Ali Erdoğan’ı CHP aday yapacak(mış)! Peki bu mümkün mü?

Ak Parti olmadı, Saadet, oda olmadı Büyük Birlik olmadı DSP derken, iddialara göre, Ali Erdoğan bu kez de CHP’nin adayı olabilmek hayali peşinde koşuyor. Bu koskoca yalanı ortaya atanların kimler olduğu herkesin malumu. Ancak, 11 Aday adayı olan CHP’ye Ali Erdoğan’ın tepeden inme aday gelebilmesi için bazı partililerin ve iki mahalle muhtarının girişimlerinin olduğu iddiası bile CHP’yi karıştırmaya yetti.

Kulislerde dillendirilen, hatta henüz yalanlanmayan bazı haberlerde yer alan bilgi ve iddialara göre, Ali Erdoğan seçimlere az bir süre kala, Belediye Başkanlığı makamından kalkmak istemediğinden midir bilinmez; sanırım halüsinasyon ya da hayal görüyor olacak ki, CHP’nin kendisini aday yapabileceğine inanıyor ve bu yönde bir takım girişimlerde bulunuyor. Ya da girişimler varmış gibi bir takım iddiaları ya da dedikoduları, Belediye Özel Kalem merkezli olarak yayılmaya çalışılmakta ve Ali Erdoğan’ın bu kez de CHP’den aday yapılabileceğine Uşak halkını inandırma hevesine girilmiş durumda. Yok iki tane muhtarın bir takım çalışmaları varmış, yok cemaat yukarıdan operasyon yapıyormuş, yok CHP cemaatin desteği karşılığında bazı illerde Belediye Başkan adaylığını cemaate bırakacakmış. Yok, İstanbul’dan kendisinin adaylık derdi olan Gürsel Tekin ile Ali Erdoğan görüşmüşmüş. Tekin, bütün yoğunluğunun arasında Erdoğan’ı Uşak’tan aday yapabilmek için faaliyetlerde bulunuyormuş.

Peki CHP’nin Ali Erdoğan’ı aday yapması mümkün mü? İşte bu sorunun cevabına rahatlıkla imkansız diyebilirim. Bir çok 10 Kasım ya da 29 Ekim törenine dahi katılmadığı için CHP’li isimlerce bizzat eleştirilen Ali Erdoğan’ı CHP’nin aday yapmasını bırakın, aday adaylığı başvurusunu kabul etmesi bile bana göre tahayyül dahi edilemez. Uşak halkı geçmişte, bazı isimlerin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı yapılacağı, olmadı Bakan Yardımcısı yapılacağı gibi balonları daha önce dinledi. Yine Ali Erdoğan’ın, Erdoğan Bayraktar’dan adaylık için söz aldığına dair balonu da gördü. Yani biz bu tür zihin bulandıran, ortalık karıştıran balonları yine aynı çevrelerden dinledik. Aslında bunlar bayatlamış numaralar, gündemde kalmak için uydurulmuş balonlar, ancak bu balonlara halkın inanıyor gibi olması, bazı insanların siyaseti ne kadar omurgasız yaptığının ve bazı siyasetçilerin hiç duruşunun olmadığının da bir ispatı olarak karşımıza çıkmakta. Ama siyasette duruşu olmayanların, omurgasızların politika tarihinin tozlu sayfalarına gömüldüğünü de herkes bilmekte. Bunun bir örneği; DSP Afyon Milletvekili Kubilay Uygun’dur. Siz bir politikacı düşünün; O’nun ismi Haydar Baş’la anılırken, aynı anda Fethullah Gülen grubu ile birlikte anılsın, yine aynı anda Menzil grubu ile birlikte de anılabilsin. Siz bir politikacı düşünün; Ak Parti’den aday olabilir diye anılıyor, Saadet Partisi’nde anılıyor, DSP ve CHP ile flört edebileceğine de inanılabiliyor ve bu politikacıyı Uşak kamuoyu eski bir Ülkücü ya da MHP’li diye tanıyor. Bu ne yaman çelişki demezler mi adama?

Bilindiği gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle Uşak’taki tabanı gelenek ve teammüllere son derece bağlı, aynı zamanda inatçı bir yapıya sahip. Önümüzdeki yerel seçimlerde CHP’nin adayı olarak girmek üzere, hepsi birbirinden değerli 11 ayrı aday adayı yarışırken, tabanın bir kısmı Atatürkçü kimliği ile yıllardır öne çıkmasına ve CHP ile hiç bir zaman ters düşmemesine, aynı zamanda CHP aleyhine de bir beyanı bulunmamasına rağmen Dalyan Özdemir’in bile aday adaylığını nahoşlukla karşılamış ve uzun süre direnç göstermişti. Halen tamamı kırılmamakla birlikte Özdemir, parti tabanının bir kesimince kendisine takınılan bu muhalif tavrı, gerek mütevazı tavırları ile gerekse yaptığı konuşmalar ile kırmayı başarabilmişti diyebiliriz. Dalyan Özdemir isminin yakaladığı bu trend mi Ali Erdoğan’ı umutlandırdı bilemiyorum. Şayet durum böyle ise, ben; Ali Erdoğan’ın unuttuğu şeyleri ve Dalyan Özdemir ile arasında çok belirli farklar olduğunu kendisine ve bir avuç cemaatçi taraftarına hatırlatmak istedim. CHP’nin diğer aday adayları ile Erdoğan arasında özellikle, politik eksen konusunda ciddi farklar olduğunu hatırlatmak isterim. Ancak Ali Erdoğan’ın, CHP’den aday yapılabilmesi için iki mahalle muhtarının bir araya gelerek başka bazı muhtarları da ikna edip bazı girişimlerde bulunmak istedikleri ve fakat muhtarlardan gerekli desteği bulamadıkları için vazgeçtikleri bilgisi kulislerde şok etkisi yarattı. Yine bunun yanında Belediye Başkan Yardımcılığı vazifesinden Ali Erdoğan tarafından azledildiği için, sürekli Erdoğan aleyhinde konuştuğu bilinen Bedii Beşkazalıoğlu’nun da Ali Erdoğan için bazı partilileri aradığı bilgisinin ve Ali Erdoğan’ın, Gürsel Tekin ile de bağlantı kurduğu ve bu yolla da aday olabilmek için uğraştığı iddiasının da kulislerde konuşulmaya başlaması ile birlikte, Erdoğan’ın CHP’den aday olabilme isteğinin var olduğu iddiası daha da inandırıcı bir boyut kazandı. Elbette ki bu yazdıklarım Ali Erdoğan’ın ağzından doğrulanmış iddialar değil, ancak kendisince yalanlanan iddialar da değil.  Peki CHP, Ali Erdoğan’ı aday gösterebilir mi? Ya da Ali Erdoğan, CHP’nin adayı olursa, CHP’liler bu duruma nasıl bir tepki verir? Ayrıca diyelim ki aday gösterildi; ya seçimlerden az önce bu davalar sonuçlanır ve Ali ERDOĞAN mahkmece suçlu bulunup hüküm giyerse ne olacak. Yada, daha önce yargılanıp sonuçlanan ve fakat üst mahkemelerde temyiz aşamasında olan dava dosyalarından birisi ile ilgili olumsuz bir karar verilirse o zaman ne olacak? CHP niçin böyle bir riski göz ardı etsin?.

Öncelikle söyleyeyim ben iddia ediyorum ki; Ali Erdoğan’ın CHP’den aday gösterilmesi kanaatimce asla mümkün değildir. Hali hazırda 11 alternatifi bulunan CHP, referandumda “Evet” diyen, Pensilivanya’ya giderek Fethullah Gülen’i ziyaret ettiği iddia edilen, bir önceki seçimde Dilek Akagün Yılmaz ile ilgili ortaya atılan örgüt üyesi olduğuna ilişkin iddiaların kaynağı olduğuna CHP tabanı tarafından inanılan, cemaatçi iş adamı Hazim Sesli ile yakın ilişkileri olmasıyla tanınan, daha geçtiğimiz aylarda yeşil alan katlettiği gerekçesi ile bizzat CHP tarafından mahkemeye verilen, Bülent Horosan’ın ya da Filiz Bilen’in defalarca eleştirilerine maruz kalan, hali hazırda devam eden bir çok mahkemede yargılanan, üstelik Ak Parti tarafından aday gösterilmeyen, bir isim olan Ali Erdoğan’ın, CHP tarafından aday gösterilebileceğine inanmak en hafif tabirle hayalperestlik yada safdülliktir. Bir kısım medya, ve halkta ve ceamatte hiçte karşılığı olmayan bir avuç cemaatçi işadamı, Ali Erdoğan’ı önce Ak Parti’den aday yapmak için ciddi gayretler verdi ancak tutmadı. AK Parti Ali Erdoğan’ı aday adayı olarak kabul edip, temayüle ya da anketlere bile katmazken, yerine Nurullah Cahan’ı kendi partisinden aday göstermeye daha layık buldu. 11 tane aday adayı varken CHP’de adaylığa Ali Erdoğan’dan daha layık kimse mi kalmadı ki, Ali Erdoğan aday gösterilsin.

Ben iddia ediyorum ki; Ali Erdoğan CHP’nin adayı olursa bu seçimleri Ak Parti kazandı demektir. Ben iddia ediyorum ki; Ali Erdoğan CHP’den aday olursa, partinin kapısına kilit vuruldu demektir. Ben iddia ediyorum ki; mevcut aday adaylarından kim gelirse gelsin CHP tabanını bir şekilde toparlayabilir ama Ali Erdoğan aday olarak gelirse seçim sattı mahallinde birlikte çalışacağı tek CHP’li dahi bulamaz. Ben iddia ediyorum ki; Ali Erdoğan aday olursa 31 Belediye Meclis Üyesi adayına 5 tane CHP’li aday bulup yazamaz. Benim bildiğim CHP örgütü, asla O’nun listesinde yer almak ve o listeden meclise girmek istemez. Benim bildiğim Bülent Horosan, benim bildiğim Filiz Bilen ya da benim bildiğim Dilek Akagün Yılmaz asla böyle bir durumun oluşmasına müsade etmez. Bir gazeteci olarak Ali Erdoğan’ın CHP’den aday olmasını aslında ben çok isterim. Zira malzeme çoğalır; Erdoğan’ın aday olması halinde MHP ve Ak Parti’nin şansı artacağı için yarış kızışır ve bundan en çok nemalanacak olan gazetecilerdir.

Peki o zaman bu yazıyı niçin yazdın sorusunun cevabını vereyim; “ben demiştim” demek için. Zira iddia ediyorum ki, şayet CHP, Ali Erdoğan’ı aday gösterirse söz ben köşemi kapatıp bir daha yazı yazmayacağım. Peki sence CHP’nin adayı kim olur? diye sorarsanız; bence CHP tabanı ile kaynaşma sürecini tamamlayan, bir şekilde uyumu ve ahengi yakalayan ve Uşak kamuoyunun da gündeminde olan dört tane isim var. Dr. Bülent Yazgan, Dr. Ali Karaoba, Dr. Ali Ercan, Dr. Dalyan Özdemir gibi CHP’lilikleri tescilli bir çok isim varken; Kudret Erdem gibi CHP Belediye Meclisi üyesi olan isimler aday adayı olarak beklerken, yine eski Milletvekili Adaylarından, Rıza Yılmaz’ın oğlu olan Ahmet Yılmaz gibi, Uşak Belediyesi’nde çalışan Selçuk Akar gibi teknik adamlar varken, niçin Ali Erdoğan aday gösterilsin. Lakin “şuyuu vukuundan beterdir” nevinden de olsa bu iddiaların konuşulması bile CHP tabanını yeterince huzursuz etmiş gibi görünüyor. Umuyorum ki önümüzdeki günlerde CHP Yönetimi bir açıklama yapar da bu huzursuzluk sona erer. Zira bu iddiaların konuşulması bile CHP’yi yıpratmaya ve tabanda motivasyon bozukluğuna sebep olmaya yeter diye düşünüyorum.

Sözlerime yıllardır CHP’de politika yapan ve değişik görevlerde bulunmuş bir partilinin sözleri ile nokta koymak istiyorum. CHP Uşak Örgütü, parti barajın altında kaldığı dönemde bile diriliğini korumayı başarmış, bir şekilde partilerine sahip çıkmış bir örgüttür ve sahip çıkmayı da sürdürecektir. Bu parti asla cemaatçilere ya da ABD Mandacılarına terk edilemez. Zira bu parti bize Atatürk’ün emanetidir, biz O’nun emanetine asla halel getirtmeyiz. Atatürk’çü olmadığı herkesin malumu olan herhangi bir ismin de asla partimizden aday olmasına göz yummayız. CHP ve Kentimiz için hayırlı ne ise o olsun diyor, tüm aday adayı arkadaşlara başarılar diliyorum.


Kaynak: Uşak Haber Merkezi

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2011 yılından beri Vedat Orhan'a aittir!